13 Eylül 2019 Cuma

BANDIRMA ON YEDİ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ, ULUSLARARASI BANDIRMA VE ÇEVRESİ SEMPOZYUMU, BİLDİRİ ÖZETLERİ, 17-18-19 Eylül tarihli yayınlanmış bildiri özetlerinden


                                        MİLLİ MÜCADELEDE GÖNEN

                                                                     Dr. Öğr. Üyesi Recep ÇELİK*

ÖZET;

Gönen konumu itibariyle milli mücadelenin önemli bir eşik taşı olmuştur. İzmir’in Yunanlılarca işgali sonrası Yunanlıların iç bölgelere de ilerleme ihtimali üzerine Balıkesir’de bölgesel kongreler düzenlenmiş, Gönen de buraya temsilciler göndermiştir.
Gönen’de milli kıpırdanmalar Biga’da olduğu gibi Kazım (Özalp)  Beyin telgraf ve telkinleriyle 10 Eylül 1919’da belediye binasında yapılan toplantı sonunda Müdafaa-i Hukuk Cemiyeti kurulmuştur. Cemiyete reis olarak Emekli Binbaşı Kazım Bey ve üyeliklere de Gönen’in önde gelen eşrafı ve Müftü Şevket Efendi seçilmişlerdir. Bu gelişmeler üzerine Balıkesir Heyet-i Merkezi Reisi Vehbi Bey Gönen’e gelmiş ve Çarşı Camiinde yaptığı konuşmada halkı teşkilatlanmaya teşvik etmiş ve bunun üzerine bekçi teşkilatı kurularak Gönen’in muhafazası sağlanmaya çalışılmıştır.
Gönen Müftüsü Şevket Efendi ve arkadaşları halkı milli mukavemete teşvik etmişlerdir. Bu çalışmalar İngilizlerin gözünden kaçmamış ve Ahmet Anzavur’u bölgeyi işgale yönlendirmişler ve tahrikler üzerine Gönen Ahmet Anzavur’un işgal ve yağmasına uğramıştır. Bu yağmada ilk hedef Gönen Müftüsü Şevket Efendi seçilmiş ve müftü efendiyi susturma yoluna gitmişler. Şevket Efendi 4Nisan 1920 tarihinde evinden alınarak Gerenler bağına götürülüp şehit edilmiştir.
Bu hadise Gönen’de çok büyük üzüntüye yol açmıştır. Buna rağmen yılmadan çalışan halk milli kuvvetlerin de yardımıyla önce Anzavur’u bölgeden atmıştır. Fakat bunun akabinde yine İngilizlerin yardımıyla bölgeye gelen Yunanlılar’ın hükümet konağına bayrak çekmesi halk tarafından protesto edilmiştir. Yunanlıların zulmünden kaçan halkın yaşadığı sıkıntılar, şehirde kalan halka yaptıkları zulümler ve Yunanlıların Gönen’den çıkarılması bu tebliğde ele alınacaktır.

Anahtar kelimeler; Gönen, Milli Mücadele, Ahmet Anzavur, Yunanlılar, İngilizler, Müftü Şevket Efendi

*Yalova Üniversitesi, İİBF Sosyal Hizmet Bölümü
                     

15 Ağustos 2019 Perşembe

GÖNEN KENT KONSEYİ SEÇİMİNİ YAPTI



GÖNEN KENT KONSEYİ SEÇİMİNİ YAPTI


9 Ağustos 2019 Cuma günü saat 16.30da Ömer Seyfettin Kültür Merkezinde toplanan Gönen Kent Konseyi Başkanını ve Yürütme Kurulu’nu seçti.

Saygı duruşunda bulunulması ve İstiklal Marşının okunmasından sonra Divan Kurulu seçildi. Kent Konseyini seçimlere taşıyacak Kurul, seçimi açık oyla gerçekleştirdi.

Belediye Başkanı İbrahim Palaz seçim öncesi yaptığı konuşmada Kent Konseyinin, Belediye ile yapacağı çalışmanın önemini vurguladı.

Başkanlık için tek aday olarak giren Doğan Ceylan, Gönen Kent Konseyi’nin yeni başkanı oldu.
Yürütme Kurulundaysa;
YEŞİM BURCUOĞLU BAYRAK
ÖMER AYDOĞMUŞ
SEVGİ SÜREN
İZZET FUAT ONAR
OKTAY ATICIOĞLU
TANER ŞENOĞLU
KADİR AKBULUT
FERCAN ÖZŞAHİN
MUSTAFA DAĞ
AHMET NACİ GÜVEN
Seçildi.

Başkan ve üyelerimize yeni görevlerinde başarılar dileriz.


27 Temmuz 2019 Cumartesi

BANDIRMA ONYEDİ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ ULUSLARARASI BANDIRMA VE ÇEVRESİ SEMPOZYUMU BİLDİRİ ÖZETLERİ 17-18-19 Eylül tarihli yayınlanmış bildiri özetlerinden



BALIKESİR/GÖNEN’DE FAALİYET GÖSTEREN TERMAL TESİSLERİN MEVCUT DURUMU VE BU TESİSLERLE İLGİLİ YENİ YAKLAŞIMLAR

Özlem Aydoğdu ATASOY*


ÖZET


Turizm açısından önemli bir cazibe merkezi olan ülkemizde turizmin hemen hemen her çeşidini yapmak mümkündür. İnsanları seyahat etmeye yönelten nedenlerin başında dinlenmek, eğlenmek, farklı kültürleri tanımak, yeni yerler keşfetmek, din, spor gibi nedenlerin geldiği bilinmektedir. Sağlık da insanların ikamet ettikleri yer dışına çıkmalarına neden olan bir turizm çeşidi olup, son dönemde oldukça rağbet görmektedir.
Dört bir tarafı doğal, tarihi, kültürel ve turistik değerlerle çevrili olan ülkemizde turistlerin hizmetine sunulmuş pek çok konaklama tesisi bulunmaktadır. Bu tesislerin bazıları T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli tesisler olup, bazıları ise bağlı bulundukları belediyeden ruhsat alıp faaliyetlerine devam eden tesislerdir.
Ülkemizde şifalı su kaynakları bakımından zengin olduğu bilinen ilçelerimizden birisi de Balıkesir iline bağlı Gönen ilçesidir. İlçedeki şifalı su kaynaklarının ünü sadece ülkemiz sınırları içerisinde değil, yurtdışında da duyulmuş ve ilçe çok sayıda yabancı turist çeken termal bir turizm merkezi haline gelmiştir.
Gönen’de hem T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığından belgeli hem belediyenin bizzat kendisinin işlettiği hem de belediyeden ruhsatlı irili ufaklı pek çok konaklama tesisi bulunmaktadır. Konaklama tesislerinin niteliği, Gönen gibi jeotermal açıdan özel bir yeri olan turizm merkezlerinde daha fazla önem arz etmektedir.
Bu çalışmada öncelikle, Gönen’de faaliyet gösteren termal tesislerin mevcut durumları( ulaşım, altyapı, oda sayısı, yatak kapasitesi, personel durumu, odalarda kullanılan malzemeler,sunulan imkanlar ve etkinlikler, tanıtım faaliyetler, vb..)  belirlenecektir. Mevcut durum ortaya konulduktan sonra, bu tesislerin daha iyi duruma gelmesi, tanınması, bilinmesi ve daha kaliteli hizmet sunabilmesi için yapılması gerekenler tespit edilecektir. Bu nedenle, tesisler gezilerek, tesis yetkilileri, çalışanları ve kaplıcaya gelen ziyaretçilerle ayrı ayrı “Yapılandırılmış Görüşme Formu” eşliğinde “Derinlemesine Görüşme Tekniği” kullanılarak yüz yüze görüşülecek ve elde edilen bilgiler ışığında bu tesislerle ilgili yeni yaklaşımlar çalışmamızın son bölümünde detaylı olarak anlatılacaktır.

Anahtar Kelimeler; Kaplıca, Termal Tesis, Termal Turizm, Gönen, Balıkesir

 *Bandırma Onyedi Eylül Üniversitesi



26 Haziran 2019 Çarşamba

İSMAİL HAKKI UZUNÇARŞILI'NIN KARESİ VİLAYETİ TARİHÇESİ'NDEN SADELEŞTİRİLMİŞ BİR BÖLÜM



TRUVA SAVAŞI VE MİZYA

İkinci Bölüm


….

Mizyalılar Truva hükümetinin yok olması üzerine güneyden ülkesini genişletmekte olan Lidyalıların yönetimini kabul etmişlerdir.28
Lidya hükümdarı(Alyat)bu çalışmaz fakat savaşçı olan Mizyalıları hükümeti içine almış ve oğlu(Krezus) zamanında bu bağlılık kuvvetlenmiştir.
Lidya hükümdarı Krezüs (Cresus)a üstünlük sağlayan, İran hükümdarı(Keyhüsrev)ve halefleri zamanında Mizya Kıtası da bütün Lidya memleketleri gibi İran’ın hâkimiyeti altına girmişlerdi.(Milattan Önce 548)Mizya uzun süre yani iki asırdan fazla İran’ın idaresinde kaldı. Ve Birinci Dara zamanında Mizya ve (Hellespuntik)in İran’a karşı gevşek olan bağları bu hükümdarın ezici gücü neticesinde arttı. Mizya, İran’ın Küçük Frijya kısmına dâhildi.
Atina ve Isparta arasında (Hegemonya) meselesinden dolayı olan ve üç defa da yirmi yedi sene süren (Pelepenos) savaşları sırasında Mizya şehirlerinden (Priyapos)(Paryon)(Pesos)(Lampsak)(Reas ores)(Rhoetetum)(Perkot)(Pale Perkot, Palles Percote)(Arizya) (Abidos) (Asterius) (Dardane) (Jeliz) (Rene) (Siziyon) (Jantin) (Britis) (Bryseiae) (Neopolis) şehirleriyle Küçük Mizi yahut o zaman Bitinya Kıtasından sayılan (Sizik)(Artase=Erdek)(Perokonez=Marmara Adası, Proconnesus) ve Marmara sahilinde (Dasiliyum, Dascylium) şehirleri Atina Birliğine dâhil olmuşlardı. Bu şehirlerden çoğunun mahalleri dolayısıyla yukarıda anılmışlardı. Bazılarının yerlerini bulamadım.
Mizya Kıtası Üçüncü Dara Kodaman zamanında Makedonya Kralı İskender’in eline geçti. İskender’in babası Filip Yunanistan’ı itaati altına aldıktan sonra bütün Yunan şehirleri delegelerinden oluşan bir heyetle(Korunit, Korinth) beldesinde İran ‘a karşı bir yaptı ise de savaşa hazırlanırken öldürüldü. Yerine geçen oğlu İskender babasının hazırladığı orduyu İran üzerine yönlendirdi. Mliattan (334) sene önce otuz bin piyade beş bin süvari ile hareket ederek(180) gemi vasıtasıyla (Hellespont) boğazını geçti. Truva harabesine giderek İlyum denilen kalede tanrı (Minerve) diğer adı (Atena)ya28 kurbanlar kesti, adaklar sundu. Eski Yunan kahramanlarından (Aşil,Achilles)in mezarına taçlar taktı.

28-Akıl ve hikmet, sanat ve savaş tanrıçasıdır. Heykeltraş Fidyas bunun fildişinden heykelini yapmıştır.
29-Mitolojide eski Yunan kahramanlarındandır

Yunanlılardan karışmış olarak İran kumandanı Rodoslu (Memnon) kumandasındaki elli bin mevcutlu bir ordu ((Granik= Kocaçay) ırmağının sağ sahilinde ve (Zelea) arazisi içinde İskender ordusunu bekliyordu. İskender akşama doğru Granik Nehri kenarına 30gelerek kendi önde olmak üzere atını sürüp geçti. Ve ırmak kenarını hücum ile ele geçirdi.
Milattan Önce 324senesi 21Mayısında meydana gelen Granik ünlü savaşında İskender sağ cenaha kumanda ederek hayatını bile tehlikeye atmak suretiyle İran ordusunu yendi. Granik Savaşında İran on bin piyade iki bin süvari kaybetti. Dara’nın (Kapadokya) Valisi (Mitrobarzan) Lidya Valisi (Espidridat) ile Dara’nın damadı (Mitridat) öldürüldü. Küçük Friji yahut Hellosponit Frijyası denilen bu kısım valisi (Arsitos) Frijya’ya kaçarak 31 orada üzüntüsünden intihar etti. İskender, yetmiş süvari otuz piyade ile arkadaşlarından yirmi beş kişi kaybetti. Ölenler namına sanatkâr (İzib)e bronzdan birer heykel yaptırıp (Diyon, Dionissus) şehrini onlarla süsledi.32
Granik savaşından sonra İskender, İran boyunduruğundan yeni kurtulan Yunanlıları memnun edecek tavırlarda bulundu. Onların sevgisini kazanmak için Atena’daki  (Minerva) Mabedine üç yüz kalkan gönderdi. Kendisi İran içlerine yürüyeceği için halkı memnun etmek ve asayişi korunak maksadıyla vergileri arttırmadı. Ve Hellespont Frijyasının merkezi olan(Dasiliyum)33şehrini almak için kumandanlarından (Parmenyon)u gönderdi.

30-Granik nehri; Biga yahut Kocaçay ismiyle bilinir ve Marmara Denizine dökülür
31-Frijya, şimdiki Eskiişehir, Afyon Karahisar, Kütahya civarına verilen isimdir. Sınırları zaman zaman büyüyüp küçülmüştür.
32-Lizib; Eski Yunanın en meşhur heykeltıraşlarından olup İskender’in heykelini en çok benzetmeyi başaran kişidir.
33-Dasilyum; Simav Çayının Marmara’ya döküldüğü yer ile Mudanya arasında bilinen bir beldeydi.


19 Haziran 2019 Çarşamba

BANDIRMA ONYEDİ EYLÜL ÜNİVERSİTESİ ULUSLARARASI BANDIRMA VE ÇEVRESİ SEMPOZYUMU BİLDİRİ ÖZETLERİ 17-18-19 Eylül 2018 tarihli yayınlanmış bildiri özetlerinden





         BANDIRMA VE ÇEVRESİNİN ANIT AĞAÇLARI VE KORUMA ÖNERİLERİ
                                                                                                       

                                                                                                                      Fatih SATIL*
                                                                                                                      Gülendam TÜMEN*
                                                                                                                      Selami SELVİ**

ÖZET

Anıt ağaç;”Yaş, çap ve boy itibariyle kendi türünün genel özelliklerinin çok üzerinde boyutlara ulaşan, mahallinin kültür, tarih ve folklorunda özel yeri bulunan; geçmiş ile günümüz ve gelecek arasında iletişim sağlayabilecek tabii öneme sahip ağaçlar” olarak tanımlanır.
Bandırma ve çevresinde zengin kültürel tarihi içerisinde bu özelliklere sahip birçok anıt ağaç vardır. Bu çalışma kapsamında Bandırma merkez, Manyas, Gönen, Erdek ve Marmara adasındaki yukarıda sayılan kriterlere uygun anıt ağaçlar tespit edilerek; tahmini yaş, boy ve çap gibi morfolojik özellikleri belirlenmiştir. Çalışmada, anıt ağaçlarının genel ve yakın fotoğrafları çekilecek, lokalite bilgileri ve folklorik değeri olanların menkıbeleri de kayıt altına alınmıştır.
Çalışma sonuçlarına göre, ilçede en fazla tescilli anıt ağaç, Marmara Adası ve Erdek’te tespit edilmiştir. Anıt ağaçların çoğunun Platanus orientalis (Çınar) türü olduğu bunu Pinus pinea (Fıstık çamı) takip etmektedir. Çalışmada belirlenen bu anıt ağaçların son durumları, zarar görüp görmedikleri tespit edilmiş ve tehdit altında olanlar için koruma stratejileri geliştirilerek , yasal, teknik ve sosyal öneriler sunulmuştur.
Anıt ağaçların tanıtımı, yerel ve ulusal düzeyde farkındalık oluşturulabilmesi için, anıt ağaç temalı resim sergileri ve resimli bir kitapçığın basılması yararlı olacaktır.


Anahtar Kelimeler; Anıt ağaç, biyolojik çeşitlilik, ekoturizm, flora

*Balıkesir Üniversitesi, Fen-Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümü
**Balıkesir Üniversitesi, Altınoluk Meslek Yüksekokulu, Bitkisel ve Hayvansal Üretim Bölümü



16 Haziran 2019 Pazar

Duyuru: Vefat


Gönen Kültür Platformu kurucu ve moderatörü Sn. Mustafa Özcan’ın annesi Gönen’de vefat etmiştir. Kendisine ve ailesine baş sağlığı dileriz. 

Not: Cenaze bugün Gönen Çarşı Camii’nde kılınacak ikindi namazından sonra Şehir Mezarlığı’nda defnedilecektir. 




11 Haziran 2019 Salı

İSMAİL HAKKI UZUNÇARŞILI'NIN KARESİ VİLAYETİ TARİHÇESİ KİTABINDAN SADELEŞTİRİLMİŞ BİR BÖLÜM




                                  TRUVA SAVAŞI VE MİZYA


       Truva Hükümdarı (Laomedon)un oğlu (Priyam, Priamos) Yunanlılarla olan meşhur Truva Savaşında diğer bazı Küçük Asya kavimleri gibi Mizyalıları da yönetimine almıştı. Bu sırada Mizya’daki aşağıdaki hükümetler Truvalıların siyasi etkisi altındaydı.
Truva Savaşı sırasında Truva civarında (Silisyenler, Cilicianlar) oturuyorlardı. Yunanlılar buraya geldikleri zaman Silisyiyenlerin (Minos) ve (Aetyon) isimlerinde iki reisleri vardı. Bunlardan birincisi Lirnesos21 beldesinde diğeri(Pilakos) Dağı eteğinde bulunuyorlardı. 
Savaştan sonra Aşil(Silizyen)lerin her iki şehrini de tahrip etmiş ve Silizyenler de Kilikyaya giderek Suriyelilerden o bölgeyi almışlar ve oraya yerleşmişlerdir. Yine bu esnada (Lalaj, Leleg) kavmi Silizyenlerin komşusu olarak Mizya’daydılar. Bunlar Adremityum Körfezinin kuzeyinde yerleşmiş olup şehirleri İda Dağından inen (San Niyoeyiz ) Nehri civarında(Pedesus) şehriydi.22 Bu şehirde (Aşil)in (Tebe, Thebe) ile 23 (Lirnesos, Lyrneessus)a saldırması sırasında onun tarafından tahrip edildi.
Eski Dardanus(Dardanos) şehri(Hellospont) girişinde olup(Peropontid)e kadar devam eden sahilde merkezi (Arizbe) olan küçük bir hükümet vardı. Şehir (Selleis) Nehri kenarında olup kralı (Azipos, Aesepus)isminde birisiydi.(Azipus) müttefiki (Priyam)ın ordularından birine kumanda ediyordu. (Perkot)(Praktiyun)(Sestus) ve (Abidos) şehirleri de bu krala aitti.
Arizbe hükümetinin doğusunda Propontid sahilinde (Granik, Granicus) nehrine doğru aynı adı olan şehirlerden başka (Apasos) (Pitia)  şehirlerini içeren (Adreste, Adrasteia)de küçük bir hükümet vardı.25 Bu şehrin de doğusunda ve içinde (Zeleya=Sarıköy)lülere ait arazi bulunuyordu. (Zelea) arazisini (İda) Dağından çıkan (İzepos=Gönen) Nehri suluyordu. Zeleyalılar (Likaon)un oğlu(Pandaros)un kumandasında olarak Truvalılara destek kuvvetlerle yardım etmişlerdi.
Bu saydığımız kavimlerin (İliyon, İlium) da denilen 26 Truva krallarının etkisi altında oldukları kuvvetle muhtemeldir. Çünkü Homer; Truva kralları etkisinin Limni’ den Hellespon ve Frijyaya kadar geçerli olduğunu kaydediyor.
Mizyalılar Karesi ve çevresine yerleştikleri tarihten itibaren ilk aşiret güçleri müstesna olmak üzere tam bağımsız bir devlet kuramayarak zaman zaman galip gelen devletlere tabi olmuşlardı.
Mizyalıların ilk devirlerinde (Truva) devletine tabi oldukları kuvvetle muhtemeldir. Mizyalılar bu savaşa (Karumis) ve uğurlu (Önüm) kumandasında olarak katılmışlardı. Yine Mizya bölgesinde olan Zeleya hâkimi (Pandaros)da emrindekilerle bu savaşta büyük fedakârlıklar göstermiş ve bu yüzden öldürülmüştü.


21-Lirnesos=Edremitin Havran köyü ile Burhaniye arasındaymış
22-Edremit körfezinin kuzey sahilindedir
23-Tebe=Edremit civarındaydı
24-Arizbe=Lâpseki ile Çanakkale kasabaları arasında takriben (Perkut= Burgaz) taraflarına düşüyor.
25-Adrestea=Bu şehrin bu günkü yeri bilinmemektedir.(Homer) bu şehrin (Tire) dağı üzerinde olduğunu kaydediyor.
26-İliyon=Truva şehrinde asıl kalenin ismi ise de sonradan hükümete sancak olmuştur.
27-Hicretten yaklaşık (1330, ) sene önce (M 290)Lidya hükümdarı (Kotun)un vefatından sonra Türkler Küçük Asya’yı işgal etmişlerdir.